Her günümüz bayram olsun
Dini Bayramların bir ağırlığı vardır…
Bakmayın, “Bayram maryam kalmadı, eskidendi o” dediğimize…
Arife gününden tası tarağı toplayıp kaçtığımıza…
Ramazan’dan çıkıp şekere, tatlıya saldırmanın, kurbanı kesip ateşi yellemenin ayrı bir zevki vardır gönlümüzde…
Bayram deyip geçmemek gerek aslında. Çok emeği vardır üzerimizde…
Anılarımızın en süslü yerleri onlara aittir bir kere…
Bayramların dirlik düzenimizde büyük emeği vardır mesela…
Günlük hayatın keşmekeşinde kaybolan giden duyguların ortaya çıkması için bir fırsattır…
Erkenden kalkmanın, tertemiz giyinmenin, mezarlık ziyaretinin görev olduğunu biliriz…
Zekâtın, duanın, küsleri barıştırmanın, günahı affetmenin değerini fark ederiz…
Bayram, köklerimizle buluşturur bizi, aslımıza döner, kök salarız derine, daha da güçleniriz…
Karmaşada çalkanan hayatımıza bir düzen kuruverir birkaç günlüğüne olsa da...
Bayram giysisi, bayram yemeği, bayram ziyaretleri, bayram masaları, bayram sohbetleri…
Bir bahar müjdesi gibiydi bayramın gelişi…
Herkeste bir telaş…
Gelişi ne kadar sevindirdiyse gidişi o kadar büktü boynumuzu…
İsterdim ki; getirdiğin serin havayı, sükuneti, merhameti, hoşgörüyü yayalım ayların kalan on birine de…
Şimdi veda vakti…
Veda etmek zor geliyor, güle güle demiyoruz, sadece şükrediyoruz bir bayramı daha bahşedene…